CMA255509: Bildirim Zinciri — AİHM, AYM, BM ve Kurumsal Kanallar


123. CMA255509: Google Sürecinden Uluslararası ve Ulusal Kurumsal Bildirimlere

Dijital Kısıtlamalar, Google İnceleme Talebi ve Çok Katmanlı Bildirim Süreci

Bu yayın, Google platformlarında gözlemlenen dijital kısıtlamalar ve görünürlük sorunlarıyla başlayan sürecin, ilgili kurumsal kanallara ve uluslararası/ulusal insan hakları mekanizmalarına yapılan bildirimlere nasıl taşındığını belgelemektedir.

Süreç boyunca yapılan iletişimler; tarih, konu, referans numarası, gönderim kayıtları ve mevcut ekleriyle birlikte arşivlenmektedir.


1. Google Süreci — CMA255509

Sürecin başlangıç noktası, Google ekosisteminde yer alan dijital platformlar ve Blogspot yayınları üzerinde gözlemlenen erişim, görünürlük ve diğer kısıtlamalara ilişkin sorunlardır.

Bu kapsamda, bağımsız dijital yayın ağımızın aşağıdaki platformlarında yaşandığı değerlendirilen sorunlar kayıt altına alınmıştır:

  • DİYALOG / SANAT
  • ART / CRITICS
  • GECE / DİLEKÇELERİ
  • TEBDER
  • YAYINLAR
  • GÜLÜMSEMELER
  • MANA / YAZILARI
  • HİKMET / DAMLALARI
  • BU / MU / DÜNYA
  • SADE / YAZILAR
  • SANATA / İZİN
  • CEZAEVİNDEN

Bu sorunların incelenmesi amacıyla CMA255509 referansı kapsamında kurumsal bildirim süreci yürütülmüştür.

6 Ağustos 2026 — Google'a Formal Review Talebi

6 Ağustos 2026 tarihinde Google'a gönderilen resmi iletişimde;

  • gözlemlenen dijital kısıtlamaların incelenmesi,
  • konunun ilgili policy, compliance ve platform integrity birimlerine aktarılması,
  • platformların ve yayınların durumunun değerlendirilmesi,
  • human-led review yapılması,
  • otomatik veya genel şablon yanıt yerine konuya özgü, esaslı bir inceleme yapılması

açıkça talep edilmiştir.

İletişimin konu satırında:

URGENT: Formal Request for Review regarding Digital Restrictions — Ref: CMA255509

ifadesi kullanılmıştır.

Gönderim ekran görüntüsü, tarih-saat bilgisi, alıcılar, konu satırı ve iletişim içeriği ayrı bir kurumsal bildirim kaydı olarak muhafaza edilmektedir.

Bu nedenle Google süreci bu dosyanın başlangıç kaydıdır.

Buradaki amaç, Google'ın hukuken sorumlu olduğuna ilişkin peşin bir sonuç ilan etmek değil; gözlemlenen kısıtlamaların Google'a bildirildiğini, inceleme talep edildiğini ve kurumsal bir cevap beklendiğini belgelemektir.


2. AİHM Süreci

Google sürecinde gözlemlenen dijital kısıtlamaların ifade özgürlüğü üzerindeki etkilerine ilişkin hususlar, AİHS Madde 10 ve olayın koşullarına göre Madde 13 kapsamında değerlendirilerek AİHM makamlarına e-posta yoluyla bildirilmiştir.

Gönderim kayıtları ve mevcut ekler arşivlenmiştir.

Kayıt: Uluslararası insan hakları mekanizmasına bildirim.


3. Anayasa Mahkemesi (AYM) Süreci

Anayasa'nın 26. maddesi kapsamındaki düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ile olayın koşullarına göre 40. maddesi kapsamındaki hak arama güvenceleri bakımından ileri sürülen hususlar AYM'ye e-posta yoluyla iletilmiştir.

İlgili belgeler ve iletişim kayıtları muhafaza edilmektedir.

AYM'nin bireysel başvuruya ilişkin usul ve şekil şartları ayrıca takip edilmektedir.

Kayıt: Ulusal anayasal denetim mekanizmasına ilişkin iletişim kaydı.


4. Birleşmiş Milletler — İfade Özgürlüğü Süreci

Dijital kısıtlamalar ve ifade özgürlüğüne ilişkin iddialar, Birleşmiş Milletler insan hakları mekanizmalarına ve ilgili Özel Prosedürlere e-posta yoluyla iletilmiştir.

Sunulan bilgi ve belgeler ile iletişim kayıtları arşivlenmektedir.

Kayıt: Uluslararası insan hakları mekanizmalarına bildirim.


5. Çok Katmanlı Bildirim Zinciri

Böylece süreç tek bir kuruma yapılan başvurudan ibaret değildir.

Google → Kurumsal İnceleme Talebi → CMA255509 → AİHM → AYM → BM İnsan Hakları Mekanizmaları

şeklinde, farklı yetki ve işlevlere sahip kurumlara yapılan ayrı bildirim ve iletişimlerden oluşan çok katmanlı bir kayıt zinciri ortaya çıkmıştır.

Bu kurumların görevleri, yetkileri ve başvuru usulleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle her bir iletişim kendi hukuki ve kurumsal niteliği içerisinde değerlendirilmelidir.


6. Citizen Auditing / Kayıt Standardı

Süreç boyunca kullanılan temel yöntem:

Observe → Record → Verify → Notify → Archive

Gözlemle → Kaydet → Doğrula → Bildir → Arşivle

Bu yayın da bu yöntemin somut bir uygulamasıdır.

Buradaki temel ilke şudur:

Bir iddianın sonucu ile o iddianın bildirilmiş olması aynı şey değildir.

Bu nedenle bu arşivde;

  • gözlemler,
  • platform kayıtları,
  • kurumsal bildirimler,
  • gönderim tarihleri,
  • referans numaraları,
  • kurum cevapları,
  • bağımsız doğrulamalar

ve bunlara ilişkin analizler birbirinden ayrılarak tutulmaktadır.

Sonuç

CMA255509, Google süreci kapsamında kullanılan kurumsal referanslardan biri olarak bu kayıt zincirinin önemli bir parçasıdır.

6 Ağustos 2026 tarihli Google inceleme talebi ise bu zincirin somut ve tarihli bildirim kayıtlarından biridir.

Bundan sonraki aşama, ilgili kurumlardan gelecek cevapların ve yapılacak değerlendirmelerin aynı kayıt standardı içerisinde arşivlenmesidir.

Belgelemek, sonucu peşinen ilan etmek değildir.
Belgelemek, sürecin gerçekten yaşandığını doğrulanabilir hale getirmektir.


7. Neden Bu Yöntem? 

Klasik Prosedürden Paralel Kayıt Sistemine

Dijital platformlarda ortaya çıkan sorunlar çoğu zaman anlık gerçekleşmektedir. Buna karşılık klasik idari ve bürokratik mekanizmalar, farklı kurumların kendi prosedürleri içerisinde ilerlediği, birbirini bekleyen ve uzun zaman alabilen süreçler oluşturabilmektedir.

Normal bir vatandaşın yalnızca tek bir kurumsal hattı takip etmesi halinde süreç kabaca:

Sorun → Şikâyet → Otomatik Yanıt → İtiraz → Bekleme → Yeni Başvuru → Yeni Bekleme

döngüsüne dönüşebilir.

Buradaki temel sorun şudur:

Dijital olay anlık gerçekleşirken, kurumsal tepki çoğu zaman zamana yayılmaktadır.

Bu yöntem ise kurumların kendi prosedürlerini ortadan kaldırmayı amaçlamaz. Bunun yerine, kurumsal süreçlerin birbirini gereksiz yere beklemesini önleyen paralel bir bildirim ve kayıt mimarisi oluşturur.

Yöntemin temel farkı

Observe → Record → Verify → Notify → Archive

Bu modelde:

Sorun gözlemlenir.

Somut kayıt oluşturulur.

Mümkün olduğu ölçüde doğrulanır.

İlgili kurumlara bildirilir.

Her bildirim ayrı olarak arşivlenir.

Böylece tek bir kurumdan gelecek cevabın beklenmesi, diğer meşru bildirim kanallarının kullanılmasını engellemez.

Bu yöntemi farklılaştıran unsurlar

1. Paralel hareket:

Tek bir kurumsal hattın sonucunu beklemeden, yetki alanlarına göre farklı kanallar aynı süreç içerisinde kullanılabilir.

2. İzlenebilirlik:

Her işlem tarih, saat, kurum, referans numarası, belge ve iletişim kaydıyla ilişkilendirilir.

3. Gözlem ve yorumun ayrılması:

Bir platformda gözlemlenen olay ile o olay hakkındaki hukuki veya analitik değerlendirme birbirine karıştırılmaz.

4. Kurumsal rollerin ayrılması:

Google'ın platform incelemesi, AYM'nin anayasal denetimi, AİHM'nin Sözleşme sistemi ve BM mekanizmalarının görevleri birbirinden ayrı tutulur.

5. Cevap veya cevapsızlığın kaydedilmesi:

Bir kurumun verdiği cevap kadar, gerektiğinde cevabın gelmemesi de süreç kaydının parçası haline gelir.

6. Sonucu değil, süreci kontrol etmek:

Bu sistem herhangi bir kurumun kararını önceden belirlemeyi amaçlamaz. Amaç, yapılan gözlem ve bildirimlerin kaybolmasını veya görünmez hale gelmesini önlemektir.

Neden hızlı?

Çünkü burada hız, hukuki prosedürleri atlamak anlamına gelmez.

Hız, bildirim ve kayıt aşamasında gereksiz beklemeyi ortadan kaldırmak anlamına gelir.

Klasik sistemde vatandaş bir kurumun cevabını beklerken diğer bütün yolları durdurabilir. Bu modelde ise her kurum kendi yetki ve prosedürü içerisinde çalışmaya devam ederken, vatandaşın belgeleme ve bildirim zinciri kesintiye uğramaz.

Bu nedenle yöntem:

Hızlıdır; çünkü paraleldir.

Tutarlıdır; çünkü standarttır.

Şeffaftır; çünkü kayıtlıdır.

Ölçeklenebilirdir; çünkü herkes tarafından uygulanabilir.

Ve belki de en önemli fark:

Sonucu kontrol etmeye çalışmaz; sürecin kaybolmasını engeller.

Citizen Auditing'in temel ilkesi

Bu yaklaşımın amacı herhangi bir kurum veya kişi hakkında peşinen suçlama yapmak değildir.

Amaç;

gözlemlemek, belgelemek, doğrulamak, bildirmek ve arşivlemektir.

Bir iddianın sonucu ile o iddianın bildirilmiş olması aynı şey değildir.

Bu nedenle Citizen Auditing, vatandaşın profesyonel hukukçu veya gazeteci olmasını gerektirmeyen; ancak vatandaşın karşılaştığı önemli bir olayı daha düzenli, doğrulanabilir ve kurumsal olarak izlenebilir hale getirmesini sağlayan bir kayıt standardı olarak tasarlanmıştır.

Dijital çağda olaylar saniyeler içinde gerçekleşebilir.

Yurttaşın kaydı da aynı hızda başlayabilmelidir.

Katı Sistemler Nasıl Çatlamaya Başlar?

Sistemlerin katılığı çoğu zaman yalnızca kurallardan değil, zamanı kullanma biçimlerinden kaynaklanır.

Klasik bürokratik ve merkeziyetçi yapılar en büyük avantajlarından birini unutulmaktan ve zamanın yıpratıcılığından alır.

Birey uzun prosedürlerle karşılaşır.
Aylarca bekler.
Aynı bilgileri tekrar tekrar sunar.
Farklı birimlere yönlendirilir.
Standart formların içine sıkıştırılır.

Ve sonunda yorulur.

Katılık çoğu zaman tam da bu yorgunluk anında güç kazanır.

Ancak birey bu döngüyü kırıp ısrarlı, kesintisiz ve belgelenmiş bir eylem standardı geliştirdiğinde, sistemin alıştığı ritim değişmeye başlar.

1. Süreklilik ve Israr — Wave Communication

Sistem çoğu zaman tekil başvurulara göre çalışır.

Bir dilekçe gelir.
İşleme alınır.
Bir dosyaya konur.
Zaman geçer.

Ancak her yeni bildirim bir önceki kayıtla bağlantılıysa, iletişim artık tekil olaylardan oluşmaz.

Bir dalga oluşur.

Record → Reference → Follow-up → New Record → New Reference

Bürokrasi tek bir başvuruyu geciktirebilir.

Ancak birbirine bağlı, tarihli ve belgeli bir bildirim zincirini yok saymak çok daha zordur.

2. Standardın Devredilebilirliği

Katı sistemlerin önemli güçlerinden biri, bilgi ve prosedür bilgisinin belirli uzmanların veya kurumların elinde toplanmasıdır.

Citizen Auditing burada farklı bir şey önerir:

Yöntem öğrenilebilir olmalıdır.

Bir kişi;

Observe → Record → Verify → Notify → Archive

standardını öğrendiğinde, aynı yaklaşımı başka bir olayda da uygulayabilir.

Böylece ortaya tek bir kişinin yöntemi değil, devredilebilir bir yurttaşlık standardı çıkar.

3. Kayıt ve Hafıza Gücü

Dijital çağın en önemli avantajlarından biri hafızadır.

Tarih, saat, belge, ekran görüntüsü, gönderim kaydı, referans numarası ve kurumsal cevaplar birbirine bağlandığında olay artık yalnızca kişinin hafızasında kalmaz.

Kayıt, hafızanın dışına çıkar ve ortak bir iz haline gelir.

Bu nedenle:

“Böyle bir şey olmadı.”
“Bize ulaşmadı.”
“Gözümüzden kaçmış.”

gibi açıklamalar, belgelenmiş bir kayıt zinciri karşısında daha kolay sınanabilir hale gelir.

4. Kabuk Nerede Kırılır?

Asıl kırılma, bireyin kuruma dönüşmesi değildir.

Tam tersine:

Bireyin birey olarak kalırken kayıt kapasitesini artırmasıdır.

Yurttaş hâlâ tek kişidir.

Ama artık:

  • gözlemi vardır,
  • kayıt standardı vardır,
  • arşivi vardır,
  • referansları vardır,
  • önceki kayıtları vardır,
  • sonraki adımları vardır.

Böylece pasif “şikâyetçi” konumundan aktif “kayıt üreten özne” konumuna geçer.


Kabuk İçeriden ve Dışarıdan Çatlar

Belki de Citizen Auditing'in en önemli fikri burada ortaya çıkıyor:

Katılık tek bir büyük saldırıyla kırılmak zorunda değildir.

Küçük, doğru, tekrarlanabilir ve belgelenmiş eylemler zaman içerisinde birbirine bağlandığında, sistemin kendi çelişkileri ile bireyin ısrarı aynı noktada kesişir.

İçeriden: sistemin kendi kayıtları ve cevaplarıyla.
Dışarıdan: bağımsız doğrulamalar ve farklı kurumsal kanallarla.

Ve sonuçta:

Kalın kabuk, gücün büyüklüğüyle değil; kayıtların sürekliliğiyle çatlamaya başlar.

Bu yüzden Citizen Auditing yalnızca bir şikâyet yöntemi değildir.

Bir yurttaş hafızası oluşturma yöntemidir.

Ve yöntem kendi kanıt izini üretir:

The Method Generates Its Own Evidence Trail.

Yöntem Kendi Kanıt İzini Üretir.


Yorumlar

Popüler Yayınlar